Kiymetli (….)  bey,

Eleştirinizi yolladığınız için teşekkür ederim. Cevap vermekte ve sizi dagitim listemden çikartmakta geciktigim için de özür dilerim. Sizi rahatsiz etmemek icin simdi dagitim listemden  cikarttım.

Bana söyle bir elestiri yollamistiniz:

“Sizi, temel-filozofik yapilanmasi sosyalist düsünce platformu üzerinde olgunlasmis düsünmüstüm, fakat yaptiginiz vatan-millet-sakarya propagandasindan baska sey degildir. Bu tür haberleri bana iletmezseniz memnun olurum.

Size yasam boyu basarilar, selamlar…”

Savunduğum fikirleri dikkatlice araştırıp, tartıp öne sürüyorum, fakat yine de yanılıyor olabilirim. Dolayısıyla yanlışımı gösteren herkese teşekkür borcum vardır. Eleştiriniz ile ilgili şunu söylemek isterim:

Vatanımızı sevip müdafaa etmemiz sizi neden şaşırttı? Sosyalist fikirlerden bahsediyorsunuz. Sosyalistler vatanlarını sevip müdafaa etmez mi? Komünist şair Nazım Hikmet’in İstiklal Harbimiz için, 30 Ağustos Zaferimiz için yazdıklarını, söylediklerini size hatırlatmamıza lüzum yok herhalde. Nazım, 30 Ağustos Zaferimiz için, yalnız Türklerin değil, bütün insanlığın bayramıdır, çünkü sömürgeci emperyalist güçlere büyük bir darbe indirilmiştir, demişti. Aynı şey Sakarya Zaferimiz için de geçerlidir. Bu zaferler insanlık tarihinin önemli dönüm noktalarıdır.

Sosyalist düşüncenin temelinde adalet arzusu yatmıyor mu? O halde sosyalistlerin haksızlıklara karşı çıkması gerekmiyor mu? Eğer Türkiye’ye yöneltilen “soykırım” suçlaması haksız ise, -ki elimizdeki belgeler bunu gösteriyor- bu haksızlığa karşı çıkmak adaletten yana olan herkesin, görevi değil mi?

Bundan böyle de eleştirilerinizi bana iletirseniz sevinirim. Web sitemizde bizi elestirenlerin görüslerine de yer vermek ve bu elestirilere bizim cevaplarimizi yayinlamak istiyoruz.

Share This: