07.06.16 günü, der Integrationsrat der Stadt Duisburg (Duisburg Belediyesi Uyum Meclisi) oybirligi ile ekteki „YALAN YALANDIR“ kararını alarak Federal Meclisin iftirasını protesto etmiştir.

Foto: Murat Pehlivan

Foto: Murat Pehlivan

Bir yalan her zaman yalandır ve yalan olarak kalacaktır.

Türkiye’nin iftiraya uğramasına karşı bir açıklama.

Bizler, Duisburg‘daki Türk vatandaşlarının temsilcileri olarak, anavatanımızın ve atalarımızın iftiraya uğramasının karşısındayız ve Alman parlementosunun bu kararını doğru bulmuyoruz. Tarihleri boyunca Türkler hiç bir zaman soykırım yapmamıştır.

Bu açıklamanın destekçileri olarak, bizler farklı siyasi görüşlere sahip olsak ta, ülkemizin haksızca suçlanması karşısında tek yüreğiz.

Türkiye’nin  1915 den 1917 ye kadar Ermenilere soykırım yaptığı iddiaları asılsızdır. Böyle bir ithamda bulunmadan önce, bunları kesin deliler ile kanıtlamak gerekir. Bu dediğimiz şey bugüne kadar yapılmamıştır. Yer değiştirme olaylarının ve silahlı çetelerin yol boyunca yaptığı saldırılar, hastalıktan telef olanlar iyice araştırılmalıdır. Bu olayların hangi şartlar altında yapıldığı ve kimlerin suçlu olduğu, tarafsız tarihçiler tarafından araştırılmalıdır. O zaman görülecektir ki, asıl katliamı Ermeniler yapmıştır. Ne yazık ki, bugüne kadar Ermenistan ve Ermenistan’a yakın bilinen organizasyonlar tarafından 1915-1917 olaylarının tarafsız ve açık şekilde denetlenmesi engellenmiştir.

Alman Parlamentosu’nun bu durumu görmezden gelmesi anlaşılır gibi değildir. Bizler kendimizi hakarete uğramış ve Türklerin soykırım yaptığı iftirasından dolayı aşağılanmış hissediyoruz. Bu karar, Duisburg’da farklı kültürlerin uyum içinde birlikte yaşamasını zora sokmuştur.

Alman meclisi bizleri hayal kırıklığına uğrattı. Anavatanımızın  haksızca suçlanması karşısında Türk kökenli milletvekillerinin tavrı ise izahı zor bir durumdur. Bunlardan Mahmut Özdemir sözde bu karara karşı çıksa da, oylamada “hayır” diyecek cesareti kendinde bulamamıştır. Biz ondan, Duisburg’daki Türk seçmenlerin oyunu aldığı için daha az bahane üretmesini daha fazla cesaret göstermesini beklerdik.

Cemile Giosouf da ifadeleriyle bizi hayal kırıklığına uğrattı. Cem Özdemir hakkında ise o kadar söylenecek söz var ki… Onun davranışını Türkiye’deki hükümete olan düsmanligi ve PKK’ya yakınlığı belirliyor. Ayni şey Sevim Dağdelen için de geçerli. Ve Azize Tank, Mutlu Özcan, Metin Hakverdi, Cansel Kızıltepe, Aydan Özoğuz, Gülistan Yüksel ve Ekin Deligöz’ün ihanetlerini asla unutmayacağız.

SPD, CDU, Yeşiller ve Sol Parti mecliste açık olarak gösterdiler ki, Türklerin oylarını severek toplayıp, onların ilgi alanlarını ve çıkarlarını hiçbir şekilde gözetmediklerini gösterdiler. Bizler kararı unutmayacağız  ve bu karar kötü sonuçlar getirecektir. Seçimler yaklaşıyor. Bizlerden gerekli dersi alacaklardır.

Share This:

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir